Kayıtlar

Özdilek ve kadının özgürlüğü...

Özdilek AVM 2015 için hazırladığı takvimde bir çocuk tarafından çizilmiş bir resme yer verdi. Bu resimde arka safta parmaklıklar ardında kalmış çarşafla örtünmüş kadınlar yer almakta. Aslında şu anki çarşaflı kadınlar hedeflenerek resmedilmiş gibi durmuyor. Zira bu kadınların önünde kırmızı renk ve üzerinde beyaz ayyıldız bulunan bir elbiseyle başka bir kız resmedilmiş. Bu elbise Cumhuriyetin sembolü olan bayrak ile çizilerek, kadınların bu dönemde elde ettikleri haklar ile özgürleşmelerini gösteriyor. Sarışın ve elbiseli kız ile özgür kadını resmetmek bir çocuğun ailesinden veye Kemalist eğitim sisteminden aldığı eğitim ile ilgili bilinçaltını ve algısını göstermekte. Cumhuriyet öncesi dönemlerde ve hala, dinin ve inancın, insanın iradesi ile kabul ettiği bir öğreti olduğunu görmezden gelen çevrelerde, kadına baskı ile örtünme zorunluluğu getirildiği bir gerçek.  Bununla birlikte düne kadar Kemalist laik sistemde iradesi ile örtünen kadına da yasaklar getirildiğini hatırlatmalı. B...

Otizmle tanışan anne ve Change.org

Change.org  son bir yıldır farkına vardığım bir organizasyonun web sitesi. Kendisini 'dünyanın değişim platformu' olarak tanımlıyan bir yapı. Değişmesini istediğiniz bir konuda açacağınız bir kampanya ile sesinizi milyonlara duyurmanız mümkün. Geniş bir elektronik posta ağı ile kampanyanızdan haberder edebileceğiniz bireyleri imza atarak destek vermeye davet edebiliyorsunuz. Sesinizi duyurmak istediğiniz her konuda yetkili muhatabınıza bu şekilde seslenebiliyorsunuz. Hangi ideolojiden olursanız olun, açtığınız kampanya hangi mağduriyeti sone erdirecek bir değişim için olursa olsun sizin gibi düşünen birileri mutlaka vardır. Posta kutuma en son gelen elektronik postada otizmli bir çocuğumuzun özel bir eğitim kurumuna kabul edilmemesi üzerine başlatılmış bir kampanya duyurulmaktaydı. Kampanya, Ozan Barış Şanlısoy ve tüm otizmli çocukların eğitim hakkı için STK'lar ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın ortak hazırladığı Otizm ile Mücadele eylem planı taslağının yasal...

Selam vs Ajanlık...

Birkaç gündür Twitter'da bazı isimler AA ve TRT'de çalışmış bazı kişilerin, vakti ile Suriye'de 'şiilik üzerine' aldıkları eğitimi vurguluyor. Bu eğitimi alma tercihlerini, inanca göre yapılmış tercih olarak yaftalıyor. Niyet ve inanç okuyor. Yani 'bunlar şii aslında' demeye çalışarak 'şiilere hizmet eden ajanlık' göndermesinde bulunuyor. 'Buralarda şii alimler yetişir' diyor.  **** TRT ve AA'nın özellikle Arapça yayın da yaptıklarını hatırlatalım. Bu ülkelerde okumuş insanların dil hakimiyeti elbette yayıncılıkta önemli.  Birileri İngiliz ve Alman okullarında okuyup bir yere geldiğinde kimse onların eğitimini sorgulamıyor.  Üstelik bahsedilen arkadaşlardan örneğin CNNTurk'te çalışmış olan da var. Ama bu ifade edilmiyor. Demekki medya sektöründe farklı ideolojiye sahip kurumlarda, bu arkadaşlara, gerek dil bilgileri nedeni ile gerek yurtdışı tecrübeleri nedeni ile ihtiyaç duyulmuş.  **** Bu kişiler daha sonra Milli İstihbarat Teşkilat...

Pekünlü hapse giriyor...

Ege Üniversitesi hocalarından Rennan Pekünlü, dersine başörtülü girmek isteyen kız öğrenciyi derse almak istememişti. Ancak öğrenci kanunen geçerli net gerekçesi olmayan bu talebi dinlemeyerek ısrar etmiş ve derse girmişti. Ceza bir yönüyle eğitim hakkını laiklik ilkesi üzerinden engellemeye meraklı zihniyete mesaj.  Üniversitede başörtünün, örtmeyenlere baskı getireceğini iddia eden daha önceki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını hatırlatanlara bir sorum var.   Başı açık olma halinin, örtülülere getireceği şey baskı olmuyor da aksi halin varlığı neden baskı oluyor? Hani nerede eşitlik?  Her iki durum da özgür olduğunda eşitlik olacak ve 'baskı üstünlüğü' ortadan kalkacak. Gelelim hapis cezasına.  Tüm bu zihniyet sakatlığı ürünü olan argümanlar, iki yıl bir aylık bu hapis cezasının hukuki olduğunu doğrulamıyor.  Zira hoca cezayı cebir ve şiddet kullanarak öğrenim hakkını engellediği gerekçesi ile aldı. Ancak sözkonusu öğrenci Hocanın uyarısına rağmen derse g...

G20 neleri konuştu?

Coğrafyamızda süregiden olaylar arasında öncelenen ve dünyada yankılanan konu IŞİD (ISIS)...  Birleşik Arap Emirlikleri IŞID, El Nusra ve Müslüman Kardeşler'i ve önemli isimlerini terör listesine alıyor... Irak'ta önemli bir petrol rafinerisi IŞİD'in elinden geri alınarak yeniden işler hale getiriliyor... Fakat dünyanın ana gündemi geçtiğimiz hafta global ekonomi oldu. G20 toplantısı bu kapsamda gelişmiş ülkelerin ajandasını önümüze koymakta. Peki neler konuşuldu? ---- G20'de enerji piyasaları gündemi... G20, hedeflere  ne kadar ulaştığı sorgulanan bir platform olmaya devam ederken, ekonominin geleceğine ve dünyanın sorunlarına dair çözümler planlıyor. G20, Zengin ve fakir uluslardaki farkı dengeleyecek etkili ve sonuçları ölçülebilir politikalar uygulamaya odaklanmış görünsede arka planda enerjiden ekonomiye çok geniş alanlarda düzenlemeler için görüşmeler yürütülüyor. G20 global ekonominin %85 ini oluşturan ülkelerin temsilinden oluşmakta.  Bu yıl gündemde enerji konu...

Nerede yanlış yapıyoruz?

Sadece doğru soruları sorup cevaplar arayacağımız yolculuğumuz başlıyor. Benim işim fotoğraf çekmek... **** Dünyanın bir numaralı gündemi Kobani ve ağır silahlı 150 Irak'lı peşmergenin 60 araçla Türkiye-Suriye sınırından geçmesi. Daha önce Türkiye'nin, Suriye'den gelen yaralı IŞİD militanlarına tedavi için geçiş izni verdiği ancak Kobani'ye yardıma gitmek isteyen Kürtleri göndermediği eleştirileri geliyordu. Şu anda Kobani'de savaşan Kürtler ambulanslarla Türkiye'ye geliyor...  **** Son şehit olaylarında daha aydınlanmamış noktalar var. Konuşmak için erken. Ancak buna meydan veren hata ne dönüp sormalı.  Neden Türkiye Kobani olayları üzerinden karıştı?  Elbette ki Esad'ın yüklendiği, sünni veya değil, Suriyeli muhalifler nasıl önemliyse, IŞİD'in katlettiği Kürtler de önemliydi. Onlar da, kimileri farklı düşünse de, başkalarınca, buranın parçası, akraba, kardeş görülüyordu...  Arap sünni müslüman ezilince kimilerinin duyduğu acıyı, buradaki Kürtler Kobani...

Örtünme törenleri ve teravih tekneleri...

Cumhuriyet'ten Nilgün Cerrahoğlu, İran'da buluğa eren kız çocuklarının 'örtünme bayramına' dair bir yazı yazdı Pazar günü. Okullarda örtünen kızlar için yapılan törenler ile 'model kadın' örneğinin çocukluk çağında benimsetilmesi amacı güdüldüğünü vurguladı. İran Devrimi'nin ilk zamanlarında olmayan bu uygulamanın sonradan icat edildiğini söyledi. Bu bayram günü tören ile, tatlı tepsileri ile, ailelerin okula gelip kızlarının fotoğraf ve videolarını çektiği mutlu tablo tasviri yaptı...  Peki biz Türkiye'de ne gördük? Türkiye'de ise okul önlerinde, üstelik buluğa ermiş küçük kızlar da değil, üniversite kapısındaki genç kadın ve kızlar, ikna odalarında 'ya eğitim ya örtü' denilerek zorba uygulamalar yaşadı. İşte bazı ülkeler örtünmeyi gülerek oynayarak kutlarken aile katılımı ile törenleştirebilirken, kimi ülkeler tek tipçi zihniyet ile ağlatarak ve eğitim hakkından yoksun bırakma tehdidi ile zorbalıklara imza atıyor... Konunun tek tipleştirme ...