Kayıtlar

gezi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ermeni açılımı konjonktürel mi?

Devlet Arşivleri Genel Müdürü açıklama yapmış. '1915 olaylarını incelemek isteyen herkes, Ermeni tarihçiler de dahil gelip araştırma yapabilirler' demiş. Ancak henüz 95 milyon evrağın sadece yarıya yakını tasnif edilmiş durumda.  Son yazımın ardından, Ermenilerin tezlerine karşı tez yönünde yoğun tepkiler aldım. Ben okurlara dünyanın dört bir tarafında karşılaştığım Ermenilerin hikayelerini anlattım. Türkiyedeki köklerini, vatansızlıklarını... Aldığım tepkiler 'vatana ihanet edenin vatan beklentisi olmamalı' yönünde oldu. Oysa duyguları var bu işin. Kim hain, kim çeteci, kim kimle işbirliği yaptı bunu bilmeden genelleme yapmak yanlış.  Ve o yazıda da dediğim gibi, bizim Ermeni ve Kürt olmayan ne hainlerimiz var... Ne işbirlikçilerimiz var... Ayrıca ben olayı tartışmaktan ziyade ABD'de bu konunun neden gündem olduğunu somut gerçeklikler ile izah etmeyi amaçlamıştım daha çok... Yeni gelişmeler oldu. Başbakan Erdoğan'ın 1915'in 99.yıldönümü gelmişken yaptığı so...

Ekmek kutsaldır...

Hürriyet’ten Mehmet Yılmaz; ısrarla Ahmet Atan isimli İstanbul Büyükşehir Belediyesi sanat danışmanı ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sanat Bölüm Başkanı bir akademisyenin attığı gezi twitlerini yazısına taşıyor. Twitlerden bazıları şöyle: ‘’ Üç–beş eylemci, çapulcu değil, Yahudi, Ermeni ve Rum Öz’ünde ahmakların bileşeni bir grubun isyancıları ile dünden yarına kavgamız olacaktır’’ Bir diğeri: ‘’Yahudi, Ermeni ve Rum’sanız Gezi eylemlerinde aktif rol almanızı anlayışla karşılıyorum. Lütfen soyunuzu araştırın ” Yılmaz bu twitler için yazdığı yazıda özetle diyor ki;     ‘’Belediye başkanı bu kişiye Rum ve Ermenilerin eşit vatandaş olduğunu, vergi verdiğini, kendisinden farkı olmadığını söyledi mi? İşten atabildi mi? Hakkında bir savcı, nefret suçu nedeni ile dava açtı mı’’ Yılmaz, demokratikleşme paketi ile ilgili ilk düzenleme nefret suçu ile ilgili olacak diye başlıyor yazısına. Ancak daha yeni geçen ve yasal altyapısı hazır...

TÜRKİYE'DE İŞLER NEREYE GİDİYOR?

ÇÖZÜM SÜRECİ Selahattin Demirtaş'ın Birgün'e verdiği röportaj bugünün önemli işlerinden biri. Dünya'da olan acı olaylara odaklanırken Türkiye'yi unutmamak lazım. Türkiye'de yaşananlar da dışarıdan bağımsız düşünülemez. Demirtaş, çözüm süreci aksaklıklarını, son birkaç günün konusu olan ve bazı çevrelerde endişeye bazı çevrelerde iştahlı bir bekleyişe yol açan Cemaat-Ak Parti gerilimine değinerek yorumluyor. Demirtaş; 'Cemaat; valisi, polisi, yargıcı eliyle süreci zora soktuysa bunun sorumlusu da yine hükümettir' demiş. 'Söz geçiremiyorsa ben niye Cemaati suçlayayım' diyor. Demirtaş net ve açık konuşan biri. Bunu siyaseten de doğru olacak şekilde yapmayı da başarıyor. 'Sürecin bitmesi 18-20 yaşındaki çocukların ölmesi demektir' diyor. Bu nedenle hükümet tarafından atılan geri adımlar olmasına rağmen süreci koparmamaya gayret ettiklerini söyleyen yumuşak bir dil kullanıyor. Belki  hükümetin yasal düzenlemeleri tamamlamamasına rağ...