Kayıtlar

Filistin ve liderlik zamanı

  Çarşambanın  ilk saatleri... Gazze'ye yardım kampanyalarından söz ediliyor... Yedi yıldır kuşatılmış olan, nüfusun yüzde 40'ı işsiz ve yüzde 80'i yardıma muhtaç olan Gazze'ye ... İsrail önce 'evlerden çıkın' uyarısı yapıyor sonra bombalıyor... Bugüne kadar Filistin'de silahlı direnişi eleştiren Filistinliler dahi artık silahlı direnişin arkasında... Her seferinde daha fazla Filistin'li İsrail'in Filistin'i bir sonraki yok etme adımının bahanesi olacak girişimlere hazır hale getiriliyor. Bu girişimler, roket saldırıları, intihar bombacıları anlamına geliyor. Yani bu yolla radikalleşmiş oluyorlar. Şiddet şiddeti doğuruyor.  Karşılıklı olarak İsrailliler de, Filistin nefreti kusacak kadar radikalleşiyor. Bu politikalar İsrail'de taban bulmuş oluyor. Hamas, ateşkes için Gazze ablukasının kalkmasını ve Filistinli mahkumların serbest bırakılmasını şart koşmakta. Aslında 'yavaş ölüme' direnmekle, hızlı ölüm onları yakalıyor. Batı Şeria...

Kahrolsun İsrail demek yeter mi?

Gazze kuşatılmış ve bir aydır ateş altında. İsrail'deki dinamikleri bilmeden, Filistin'i tanımadan soruna yön tayin etmek zor. Akıllı politikalar için, karşı cephenin, hangi hamle ile ne kadar ileri gidebileceğini bilmek zorundasın. İsrail'in Filistin sınırı ile ilgili hedefi zaten açık. İsrail askerlerine yönelik en ufak harekette, Gazze'yi tarumar edebileceği de... Amacımız sivillerin can güvenliği ise, Filistin konusunu yorumlarken bu gerçeği iyi bilmeliyiz. 'İsrail kahrol' demek en kolayı... Dilimizle, kalbimizle sivil ölümlerini lanetlemekten daha fazlası lazım... Daha çok bilmek, daha derin düşünmek lazım... *** Gazze Şeridi'ne havadan ve denizden bir aydır süren saldırılarda çoğu sivil 500ü aşkın Filistinli öldü. 3000 i aşkın yaralı var. Pazartesi  itibariyle son üç günde üçyüze yakın Filistinli öldürüldü. Gazze'nin kuzeyi ve doğusunda yaşayan onbinlerce kişi evlerini terketti. Birleşmiş Milletler tarafından yönetilen okullara sığınmaya çalışıyorl...

Filistin ve self determinasyon

Füze atana taş mı taş atana füze mi? Hangi taraf bire kaç atabilir? Ne farkeder? Sonuç aynı...  Çözümsüzlük...  Ölen çocuk ve bebekler...  Ağlayan anneler...   **** Vatan kavgası...  'Benim' demiş birileri...  'Benim de' diyor öteki.  İsrailde hem Filistinli hem İsrailli yaşıyor. Irkçılık, ayrımcılık altında Filistinli...  Arap, burada daha az hizmet alıyor ve daha az özgür. Sığıntı bir nevi... Öz vatanında...  Filistinde yaşayan ise açık hapishanede adeta... Tünellerden (Mısır) veya İsrail'den gelecek olana mahkum...  İnşaat malzemesinden gıda maddesine, elektriğe kadar, mahkum... *** Üçüncü intifada... Direniş... Ayaklanma... İsyan... Filistinli bir gencin İsrailli bazı radikaller tarafından vahşice öldürülmesi ile başlayan olaylar, reaksiyonlar ve ona karşı müdahaleler ile sürdü.    Uluslararası arenada üçüncü intifada uyarıları gelmeye başladı son günlerde. Salı sabah saatleri hareket arttı. İsraild...

Şii-Sünni ekseni ve Cumhurbaşkanlığı sistemi...

Irak'tan gelmeye başlayan göç, İran-Maliki denklemi, ISİD ve Lübnan manzarası, ABD'nin bölgedeki uzun vadeli planları, coğrafyamıza aksiyon getiriyor.  Ne yazık ki hepsi Şii-Sünni bölünmüşlüğü üzerinden tezgahlanıyor.  Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor. Bu arada bu seçim öncesi ISİD'e silah yollama görüntülerimizden bahsediliyor. Görüntülerin tam bu dönemde piyasaya çıkarılacağından falan...  Bunun, İran, Esed ve Rusya'ya yarayacağını yazan önemli bilgi kaynaklarına yakınlığı bilinen yazarlar var... Bu yazarlar bu şii eksenli devletler ile İsrail lobisinin çıkarını aynı anda zikredip, ABD'yi ayrı tutuyor.  Türkiyedeki paralel yapının da dış güç figüranı olduğunu ekliyor...  Bu manzarada kim kimdir?  Bazıları düne kadar MİT müsteşarına İrancı demiyormuydu?   Kim kimin figüranı? İsrail lobisi ile ABD mi çatışıyor?  Türkiye kiminle hareket etti, ediyor?  ISiD bölgede nasıl konumlandı? Kimin icadı, kim korudu, geliştirdi ve hala ko...

Bizi kim yönetiyor?

Cumartesi günü 'Balyoz'da masumiyet algısı ve cemaatin vebali' başlıklı bir yazı okudum... Çok önemli bir başlık...  Yine çizelim manzarayı... Anıtkabir'e ziyarete giden darbe girişimi davalarından tahliye edilen subaylar, komutanlar... İntihar eden ve vefat eden Albaylara kabir ziyareti...  Yazının başlığı farklı bir büyük tehlikeyi işaret ediyordu... Ben ise bu konuda masumiyet algısının tehlikesinden korkmaktan öte bir yerden bakacağım...  Kim mağdur kim darbeci bundan bahsetmiyorum.  Darbe mağdurlarının hakları, darbecilerin suçlarının cezası, darbecilikle, terör örgütü yöneticiliği ile suçlanmış Genel Kurmay Başkanları...  Bu manzara 'darbe ile mücadele' için olsa da, bayrağa, askere saygı duyan, kendine Kemalist diyen herkesin değerlerinde aşağılanma hissi yarattı.  Biz o zamanlar da, çuvala suçlu ile suçsuzun karıştırıldığını, TRT'de gerçekleştirdiğimiz Medya Müfettişi programında sıkça vurguladık.  Ergenekon D...

CNN muhabirine ajan demek....

Bazen herşeyi, senin aleyhine işletilen bir planın parçaları sanırsın... Bazen ve hatta çoğunlukla, haklı da olabilirsin.  Bir yabancı basın mensubunu ajan olmakla suçlarken, aslında kendi içinde kaynayan kazanı, etrafında kaynayan kazanı dışarı vurmuş olursun bazen...  Başbakan Tayyip Erdoğan böyle şüpheci olmakta haklı... Gelin ortama bir göz atalım... Etrafındaki onca adam koltuk sevdalısı. Erdoğan ile birlikte köşke gitmek istiyor veya Parti'nin başına geçme hayali kuruyor yıllardır. Üç dönem bitiyor diye, koltuk kaygısı yaşayan ekiplerin telaşesi-sıkıntısı heryere yansıyor. Bürokraside inanmış, yetişmiş insan sıkıntısı çekiliyor... Gençler daha inanmış ama tecrübeleri yok. Eskilerin bazılarının tek derdi koltuk. Erdoğan'ın Köşk'e çıkması halinde partinin başına kimin üç döneme takılmadan geçeceği önemli bir konu. Erdoğan muhtemelen diğer yandan, Cumhurbaşkanı olursa, kimi hangi göreve getirmesi gerektiğini düşünüyor. Hangi bakanlarını hangi kadro ile köşke çıkaracak? B...

Faiz indirimi tartışmaları

Merkez Bankası'nın yarım puanlık faiz indirimi kararı Başbakan Erdoğan'ı rahatsız etti. Yetersiz geldi. Bu konuda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın kurumların bağımsızlığına dikkat çekmesi önemli. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'de böyle düşünüyor. Bu iki isimle Erdoğan'ın arasını açmak isteyenler, fikir ayrılığının çatlak yatatmasını bekleyenler var. Peki hangisi halkın lehine? Faiz yükselişi ve yurtdışından sıcak para girişi orantılı. Doğrudan yatırımcıyı faizin düşük olması olumlu etkiliyor. Ancak enerjimiz ithal. Merkez Bankası doların oynamasını, enflasyonun çıkmasını istemiyor. Dolar artarsa enerji faturları da dar gelirliyi etkileyecek. Ancak faiz artışı büyümeyi olumsuz etkiliyor, yatırım olmayınca istihdam düşüyor. Erdoğan bugüne kadar yüksek büyümeyi sağlamış bir Başbakan olarak, düşük büyüme istemiyor. İstihdam olmayınca düşük enerji faturası neye yarar diye bakıyor ve bunu teferruat olarak görüyor olabilir. Oysa yüksek faiz artışını, Gezi olayları sonrası y...