Kayıtlar

Vatansızlık ve 'tarihsel gerçekler'

1915'te Ermenilerin göçe zorlanmasının bu sene 99. yıldönümü... Yüzüncü yıldönümü yaklaşmışken ABD'de Paskalya tatili öncesi dış ilişkiler komisyonundan geçen Ermeni tasarısı, Senato gündemine alınmadı... ABD Dışişleri sözcüsü ile Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarındaki vurgu aynı. Tarihsel gerçeklerin açıklağa kavuşması için Ermenistan ve Türkiye arasındaki protokol süreci sürüyor denildi... 'ABD, Türkiye'ye bu konuyu sopa olarak kullanıyor' yorumu durumu açıklamaz. Baskı unsuru olabilir. Doğrudur. Ancak Türkiye de dahil devletler, dış ilişkilerinde çıkarları için tüm baskı unsurlarını kullanırlar. Bu doğal... Birkaç gündür Los Angeles'tayım. California, Ermeni kökenli Amerikalıların yaşadığı bir eyalet. Cumartesi LA'de Ermenilerin muhiti olarak anılan Glendale'e gittim... Ofislerden tutun bakkala kadar pekçok yerde Ermeni kökenli Amerikalı ile karşılaştım. Bu bölgede, Lübnanlı olduğunu öğrendiğim bir isimle görüşmem vardı. Bu...

ABD oyları merak ediyor...

Hükümetin Fethullah Gülen için ABD ile yaptığı görüşme ve iadesini talep edeceği iddiaları gündemde... ABD başkanı Obama'nın Başbakan Erdoğan'a 'mesaj alındı' deyip demediği son Beyaz Saray açıklaması ile iyice irdelendi.  2004 senesinde Gülen ABD'deydi ve ikametinin uzun statüye geçebilmesi için müracaatı mevcuttu. O dönem Türk Dışişleri Bakanlığı'nın bu müracaata destek olarak, Gülen'in Türkiye'deki davalardan beraat ettiğine dair belgeleri bir ön yazı ile ABD Dışişlerine ilettiği belirtiliyor. Dönemin büyükelçisi Faruk Loğoğlu bu belgeleri Abdullah Gül'ün talebi üzerine ilettiğini açıkladı. Ancak dosyaları gayrıresmi şekilde Marc Grossman'a ilettiğini ekledi. Buna gerekçe olarak, ABD Dışişleri'nden bir bilgi talebi gelmemiş olmasını gösterdi... Büyükelçi, önyazıda Gülen'in iyi bir din adamı ve eğitimci olduğunun belirtildiğini anımsıyor... Bugün Türkiye'de Gülen cemaatinin heryeri elegeçirdiğini iddia eden ve bu ele geçirmede kandı...

'Bunlardan kurtulalım...'

'Hep birlikte bunlardan kurtulalım' 'Hep birlikte bunlardan kurtulalım...hiçbir ilkenin önemi yok'... Bunu yaparken çeşitli iç ve dış dinamikler, kesimler birlikte hareket etsin... Başbakan'ı kimin nasıl dinlediğinin önemi yok... İster yakın zamanda Almanya Başbakan'ı Merkel'i dinlediği ortaya çıkan National Security Agency dinlesin... İster MİT'te çalışan paralel olduğu iddia edilen birileri, kafasına göre yasadışı dinlesin... NSA kendi sistemi ile mi dinlemiştir? Yoksa MİT'te çalışan kişiler aynı zamanda başka yere mi çalışıyor? Böylece hiç zahmete girmemiş de olabilirler... Veya sadece iddia ettikleri 'yolsuzluklara' tahammülü kalmayan, temiz vatan evladı cemaate yakın birileri dinlemiş olsun...  Ama yasadışı, hukuksuz? Olsun...  Ya dış güçlerin bunda payı varsa? O zaman bir çıkarları da olacaktır? Olsun...  Mesela Selam soruşturması gibi, hedefi Türkiye istihbaratının tepe ismi ve yakınları olduğu iddia edilen bir hazırlıkta, dış istihbar...

MİT düzenlemesi ve gündem

MİT düzenlemesi... MİT yasasında, kuruma istediği yerde dinleme merkezi kurma, bu verileri uzun vadede saklayabilme kısmı eleştirilen ilk konu. Bugüne kadar Başbakan'dan Cumhurbaşkanı'na herkesin dinlendiği bir ülkede, dinlemeler artacak diye hayıflanmak bir hayli politik duruyor. 'Artacak' diye eleştirirseniz, şu anda ki durumun farklı olması gerekmez mi? Bunun hükümeti eleştirmemek için  dile getirildiğini söyleyenler, kendilerinin de şu anki gerçekliğe rağmen sırf hükümeti eleştirmek adına konuştuklarını, içlerinden biliyorlar elbette...  MİT'e yurtıdışı operasyon ve teçhizat yetkisi verilmesi bir diğer konu. Bugün bunu eleştirenler, malum tır olayı olduğunda yasanın değişmesi gerektiğini söylüyorlardı. Dolayısı ile bu gerçekleşmiş oldu. Uygulamaya yasal dayanak sağlandı.  Bunun dışında Oslo sürecinde yaşanan skandal gibi durumları engellemek için örgütler ile müzakere de düzenleniyor. Eğer otuz yıldır terör ile evlatlarını kaybetmiş bir ülke iseniz, şehitlerin k...

Elinde silah olmayan örgüt...

Birilerinin Başbakan Erdoğan'a  sopa gösterdiği açık... Peki ya hukuk? Günlerdir çelişkilerin altından kalkamıyoruz. Altından kalkanlar var. Kesin çizgiler ile bir boyuta zaten inanmış sorgulamadan gidenler.  Samimi sorular var... Günlerdir sorulan... Ve bu yazı bir "sorular yazısı" aslında... Zira doğru soru, doğru cevaplar için başlangıcın olmazsa olmazı. **** Cemaat kullanıldı mı? Bugüne kadar veya referanduma kadar fiilen iktidarına, muktedirliğine şüphe ile bakılan (geç  gelen başörtü düzenlemesi vs nedeni ile) Ak Parti, darbeler ile yüzleşmeyi, cemaat savcıları ve bürokrasisi olduğuna inanılan, yani bugün örgüt denilen yapı olmadan yapabilir miydi? Bu bir koalisyon muydu? Gönüllü bir koalisyon muydu? Eğer öyle ise bu süreç nasıl yürütüldü?  Malum davalarda hukuki itirazlara dair gözardı edici tutuma mecbur kalınmış gibi davranılmasının sebebi ne?  Davalar prensipte haklı ve bugüne kadar müesses nizamın, hukuki zemine taşınmasına izin vermediği s...

Malvarlığı sınavı ve Çiller

1994 yılında Cindoruk Meclis başkanı... Dönemin başbakanı Çiller ile ilgili malvarlığına dair ANAP'ın verdiği araştırma önergesi için Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırıyor... Çiller o dönem yaptığı konuşmasında"Mücadelemizi yaparken bir dizi çıkar grubunun ayağına basıyoruz" diyor. "Bir dizi çıkar grubunun çıkarlarının kapılarını yüzlerine kapatıyoruz. Çamur atmaya kalkışıyorlar...Çıkar gruplarının sesi varmış, bu boruyu öttürürmüş, öttürsünler" diyor... Çiller'in bu salvoya ilk tepkisinin Banker Bilo ile ilgili yolsuzluk haberlerinin medyada çıkan hali ile derlenmesini istemek olduğunu aktarıyor dönemin Başbakanlık müşavirlerinden Mehmet Bican...  Terör ile Sınanmak isimli kitapta ilgili bölümü okuyorum. Bican, Çiller'in Cindoruk'a dair  son onbeş yıla yönelik tarama talimatı verdiğini aktarıyor. 'Milli gelir 230 milyardan 800 milyar dolara ulaştı' diyen Başbakan Erdoğan'ın açıklamaları ise Çiller'in o günki açıklamalarına par...

Operasyon, medya ve dış güçler...

Herkesin kafasındaki yakın vadeli soru belediye seçimlerinin ahvali ... Yolsuzluk soruşturması oylara etki eder mi? Ak Parti tabanında kemikleşmiş oyların bundan etkilenmeyeceği zaten biliniyor. Şmdiye kadar bu tabanın üzerine çıkan oyların sahiplerinde bir kayma olur mu? Konu yolsuzluk ise diğer aday Sarıgül'ün dosyaları kurcalanır mı? Bu sorulara cevap vermek zor. Dalan'ın kaybettiği son seçim sabahından önce Dalan'ı Sürmeli Otel'in saunasında görenler rahatlığına şaşırdıklarını hatırlıyorlar. Birgün sonra herşey bambaşka sonuçlanmıştı. Bu nedenle bu tahminler zor. Topbaş'ın hizmetleri Ak Parti'nin tabanı dışından da oy aldı şimdiye kadar. Üzücü Gezi olaylarındaki sessizliği biraz kınandı. Ancak olayların Başbakan'ın insiyatifinde yürüdüğü bilindiğinden sorumlusu olarak görülmedi.  Kafalardaki bir diğer soru Türkiye'de hükümetleri iktidara kim getiriyor? ABD bu iktidarın fişini çekti mi? Yoksa halkımıza mı bağlı bu işler? Son operasyonda Gülen Cemaati ...